Yüksekdağ: Kadınlar, enkazın arasında filizlenen yeni toplumun mayası olacak

img
İSTANBUL - Türkiye ve Kurdistan halklarının tarihsel bir dönemden geçtiğini belirten HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, deprem bölgelerindeki dayanışmayı işaret ederek, “Jin jiyan azadî, enkazın arasında filizlenen yeni toplumun da mayası olacak” dedi.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu 7 milletvekili, 4 Kasım 2016’da gözaltına alınıp tutuklandı. Bu tarihten bu yana Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan Yüksekdağ’ın, başvuru yaptığı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 8 Kasım 2022’de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) işaret ederek, ihlal kararı verdi.
 
Bu karara rağmen hala tutuklu bulunan Yüksedağ, bulunduğu cezaevinden AİHM kararının uygulanmaması, Emek ve Özgürlük İttifakı ve kadınların mücadelesinin yanı sıra 8 Mart’a Dünya Kadınlar Günü’ne ilişkin sorularımızı yanıtladı.
 
‘İKİ TARAFTA SÜRECİ İDARE ETMEYE ÇALIŞIYOR’
 
AİHM kararına işaret eden Yüksedağ, bu karar ile birlikte kendilerine verilen cezalarının haksız ve siyasi saiklerle alındığının bir kez daha teyit edildiğini söyledi. Ancak kararın çok geç verildiğini ve bu nedenle sorunlu bir karar olduğunu da ifade eden Yüksedağ, “Türkiye iktidarının AB ile geliştirdiği açık kapı ilişkileri ve pazarlıkların bu gecikmede etkili olduğunu düşünüyorum. Öte taraftan Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala kararları Türkiye tarafından hala uygulanmadı. Son AİHM kararında benim dışımda İdris Baluken olmak üzere iki mahpus var. Derhal salıverme kararı bilindiği üzere bizim içinde aynı sebeplerle uygulanmıyor. AİHM kararı Kobanê davasındaki suçlamaları ve tutuklamayı da kapsıyor olmasına ve tutuklu yargılanan diğer arkadaşlar açısından da bağlayıcı sayılmasına rağmen heyet kararı yok sayıyor. Bu gün AİHM kararı ve Türkiye devletin altına imza attığı sözleşme ile ve bağlayıcılığını tanıdığı AİHM’le gerçek anlamda bir irtibatı kalmamıştır. İki tarafta da süreci idare etmeye çalışıyor” dedi.
 
HUKUK OYUNUNDA BİR PERDE: KOBANÊ DAVASI 
 
Tutuklamalarının nedenine de işaret eden Yüksekdağ, bunun verdikleri siyasi mücadele ile doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Yüksekdağ, serbest bırakılmalarının da ancak verilecek bir siyasi mücadele ile mümkün olabileceğini söyledi. Ayrıca hala süren Kabonê Davası’na da dikkat çeken Yüksekdağ, “Kobanê davasının hukuk ve yargı ciddiyeti boyutunu uzun uzadıya anlatmama gerek yok. Ama tarihe tam bir hukuk cinayeti ve rezaleti olarak geçeceği kesin. Dava, tastamam siyasi ve iktidar güdümünde olunca, hukuk zaten oyunun oynatıldığı bir perdeden fazlası değil” diye kaydetti.
 
YARGI SÜRECİ 
 
Davada sorguların hala bitmemiş olmasına rağmen esas hakkında mütalaa verildiğine de dikkat çeken Yüksekdağ, kendilerine alelacele ceza verilmek istendiğini belirtti. Dava kapsamında yapılan duruşmalara müdahalelerin yapıldığının altını çizen Yüksekdağ, “Bize özel seçilip görevlendirilen bir heyeti dahi günlük olarak yönetemeden edemiyorlar. Davanın hızlandırılması ve mütalaaya geçiş kararı da böyle oldu. Planladıkları seçim tarihinden önce bize kestirecekleri cezayı bir propaganda, karalama ve üstünlük gösterisi için kullanmak istediler. Kobanê davasında son aşamaya geçiş kararıyla eş zamanlı olarak HDP kapatma davasında da hazine yardımına el koyma kararı aldırıldı. Yani bütün siyasi yargı süreçleri senkronize, tek elden, tek masadan yürütülüyor” diye konuştu.
 
‘İSTEDİKLERİNİ BAŞARAMADILAR’
 
Bu hususlarla özelde Kürt halkına ve Türkiye halklarına gözdağı verildiğini belirten Yüksekdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsanlarımızın kolunu kanadını kırdıklarını sanıyorlar. Demokratik siyasetin hedeflendiği ve rehin alındığı Kobanê ve HDP kapatma davası gibi süreçler bu amaca matuftur. Ama bizim tutsak edildiğimiz süreç boyunca kaç HDP’li, kaç kadın, kaç genç kendi kanatlarıyla uçmayı öğrendi? Halklarımız darbe ve operasyonlara hangi düzeyde dayanıklılık kazandı? Bunu hesap edemiyorlar. Bu nedenle bizi yargıladığını sananlar, yıllardır halkın iradesini hapiste tutanlar, istediklerini başaramadılar. Bir yanımız esaret ise bir yanımız ise özgürlüktür çünkü.”
 
SALDIRILAR NEYLE BOŞA ÇIKARILDI?
 
HDP’ye yönelik saldırıların yıllardan beri çeşitli biçimlerde sürdüğünü ancak bu güne değin bu saldırılardan devletin sonuç alamadığını sözlerine ekleyen Yüksekdağ, bunun temel nedeninin ise her saldırının altından kalkmayı bilmelerinden kaynaklandığını vurguladı. Yüksekdağ, “Bunda en önemli faktör halkımızın dirayeti, değerlerine bağlılığı ve iradesinden taviz vermemesidir. Arada bir hapishanedeki arkadaşlarla konuşuyoruz; neredeyse tutuklanmayan, hapse girmeyen HDP’li kalmamış. 12-13 yaşlarındaki çocuğumuzdan 75-85 annemize, babamıza kadar herkes politik duruşuyla sınandı. Hala yanımızda 4 yaşında annesiyle birlikte üç yıldır hapis yatan çocuklar var. HDP’ye yönelik saldırılar öyle genel geçer cümlelerle tarif edilecek bir şey değil. Büyük kırım hareketi ve büyük direniştir. Hiçbir siyasi organizma bize yapılanın yarısını bile kaldıramayacak durumdayken HDP’nin yaygın algı sınırlarını zorlayarak gerçekleştirdiği bir direniş söz konusudur” şeklinde konuştu.
 
‘HDP HALKTIR’
 
“Hep söylüyoruz, yine hatırlatalım; HDP, halktır. Baştan sona, aşağıdan yukarıya halk hakikatidir” diyerek, sözlerine devam eden Yüksekdağ, “Bu hakikatin varlığını ve gelişimini durduramazsınız. Bu güne kadar HDP adıyla ve çatısıyla gelişiyordu. Yarın başka bir ad, başka bir çatı da yaratır. Halklarımızın, kadınların, gençlerin iktidarın zulmüne uğrayanların merkezinde durduğu, çoğu zaman tek başına bir parti gibi davranan, hatta yer yer bilinciyle, pratiğiyle onun önüne geçen bir toplumsal güçten söz ediyoruz. Bu nedenle kapatma davası bizden çok siyasi iktidarın ve bu kuralsız savaştan medet umanların sonudur.  Hiçbir HDP’li ve devrime, demokrasiye, özgürlüğe inan hiçbir insanımız eminim ki kapatma saldırısını felaket senaryosu gibi okumuyordur. Ve bence başka hiç kimse de böyle okumamalıdır.
 
‘BU TAKTİKTİR VE BOŞA ÇIKARILABİLİR’
 
Kapatma davası ve diğer saldırılarla “Ha kapandı ha kapanacak” kaygısının yaratılmak istendiğine dikkat çeken Yüksekdağ, bunun bir taktik olduğunu ve boşa çıkarılmanın yollarının da olduğuna işaret etti. Yüksekdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hareketin yasalarına uymak ve öz örgütlenmelerimize sahip çıkmak bu dönemin ana eksenidir. Bizleri, bu tür darbe saldırılarıyla alt üst edip devre dışı bırakmaya çalışanlara şu eski sözdeki gibi cevap verebiliriz; Yerin altının üstünden daha kötü olduğunu nereden biliyorsunuz? Tarih tanıktır ki birçok kritik süreçte bazı kırılma anları yıllar boyunca süren statükoların devrilmesi ve yeniye alan açmasına vesile olmuştur. Biz de bu uğursuz saldırıyı bir olanağa çevirmek için dikkat kesilmeliyiz. Neden olmasın? Şimdikinden daha iyisi neden olmasın?”
 
KADIN PARTİSİ İLE AĞIR DARBE ALDI
 
HDP’ye yönelik saldırılar ile kadınlara yönelik saldırıların eş zamanlı ve aynı düzlem üzerinde geliştiğini dikkat çeken Yüksekdağ, “Bu kaçınılmaz bir bağlaşıklık. HDP’ye saldırınca kadın iradesi üzerine kurulmuş kadın özgürlük hukukun uyguladığı, mücadelesinin verildiği bir yapıya saldırmış oluyorsunuz. Üstelik meclis ve merkez siyaset gibi bir alanda yüzyıldır süren erkek hegemonyasının tekelinin kırılmasını sağlayan bir partiye saldırmıştır oluyorsunuz.  İktidar ve düzen partilerinin HDP’yi hazmedememesinin başat nedenlerinden biri de budur. Meclis, belediye, merkezi yönetim, siyasi partiler gibi alanların daima erkeklere parsellenmesi geleneği HDP’nin siyasete etkin girişiyle ağır darbe aldı” dedi.
 
KADINLARIN VARLIK ALANLARI HEDEFTE
 
Yüksekdağ, bu nedenle en çok kadınlara ve özellikle siyasetçi kadınlara yönelik saldırının olduğunu söyledi. Yüksekdağ, cezaevine atılan kadın siyasetçilere dikkat çekerek, “Eşbaşkanlık ve eşit temsiliyet bu gün hiçbir düzen partisinin ulaşamadığı bir seviye olarak tarihe kaydedilmiştir. HDP bu güçlü yanlarıyla hem sistemin yanlarını ortaya çıkarmakta ve milyonlarca kadına özgürlük ve cesaret enerjisi taşımaktadır. HDP’nin ev kölesi yapmak istedikleri, şiddete, tacize, tecavüze ve ucuz iş gücü sömürüsüne mahkum etmek istedikleri kadına örnek olmasını istemiyorlar. Özellikle de kadınların aktif siyasete çekilmesine ve teşvik edilmesine tahammül edemiyorlar. Bu nedenle HDP’nin kapatılması ve tasfiye saldırısına uğratılmasıyla kadınların kazanılmış tarihsel varlık alanlarını yok etmeyi ve siyasi direncini kırmayı hedefliyorlar. Tam da bu nedenle istediklerini başaramayacaklar. Çünkü kadın direnişleri çağında olduğumuzu idrak edemeyecek kendi kibirlerine ve zulümlerine batmıştır” ifadelerini kullandı.
 
‘KADIN SOYKIRIMINA KARŞI MÜCADELE ZORUNLU’
 
Kadınların en çok köleleştirilen ve sömürülen kesim olduğu tespitini yapan Yüksekdağ, şunları söyledi: “Bu eril sistem bin yıldır kendisini üreterek ve baskıyı perçinleştirerek bu günlere gelmiş. Bugün baktığımızda da kapitalist eril yönetim yapılarının kadınla açık ya da gizli biçimleri ülkeden ülkeye farklılık gösterse de köhnemiş bu ilişki biçimini sürdürdüğünü görüyoruz. Ortadoğu, Kurdistan ve Türkiye gerçeği bakımından eril hegemonyanın çok ağır ve şiddetli biçimiyle yüz yüzeyiz. Kadına dönük şiddet ve cinayetler öyle sistematik bir hal aldı ki artık bunu jenositten, kadın soykırımından farklı tanımlamak mümkün değil. Bu aynı zamanda kadınların mücadele zorunluluğunu da öne çıkarıyor. Özgürlük talebi, eşitlik mücadelesi bu gün öne çıkan en büyük toplumsal hareketlerdir. Kadın toplumsallığı geliştikçe, kadınlar hak ve kurtuluş mücadelesine yöneldikçe şiddetin dozu artıyor.”
 
‘KADINLAR SEÇİME DAMGASINI VURACAKTIR’
 
“Kadın isyanı”nın da geliştiğini dile getiren Yüksekdağ, bunun ayrıca kurulu düzeni değiştirmeye dönük bir devrim niteliği de taşındığını ve görülmesi gerektiğine dikkat çekti. Yüksekdağ, Türkiye ve Kurdistan’da kadınların verdiği mücadeleyi işaret ederek, “Türkiye ve Kürdistan kadın hareketi yakın tarihimize göz ucuyla baksak bile öncü ve hayati rol oynamıştır. Jin jiyan azadî haykırışı, basit olmanın ötesinde bir dönemin ruhu, eylem bilinci ve harekete geçirici gücü olmuştur. Darbelerin katliamların, kitle hareketlerinde dibe vuruşların yaşandığı dönemlerde kadın hareketi hep diri kalmayı bildi. 8 Mart’ların 25 Kasımların ve kadın haklarının gasp edilmesine karşı kampanyaları bütün bir toplum için bir ‘kalk borusuna’, işaret fişeğine dönüştürdü. Kadınların bu rolü ve öncülüğü hala günceldir ve yaşamsaldır. Türkiye’nin kritik, kaotik bir seçim sürecine girdiğini ve sistem felaketleriyle altüst olduğunu dikkate alırsak böyle bir dönemde kadın öncülüğü ve siyasetin merkezine yürüyüşü çok daha önemlidir. Kadınlar tabandan ve yaşamdan doğan güçleriyle gerek temsili gerek hareket boyutuyla bu tarihsel sürece damgasını basmalıdır, basacaktır.”
 
İKTİDAR NASIL GİDER?
 
Millet İttifakı’nın Türkiye ve Kurdistan’ın kritik sorunlarına dair somut adımlar atmadığını ve bu durumun temelinde ise ittifakı oluşturan güçlerin arasındaki çelişkilerin olduğunu vurgulayan Yüksekdağ, ittifakın öncelikle Kürt sorununu ele alması gerektiğini belirtti. Kürt sorununun çözümsüzlüğünün rejim krizine yol açtığını belirten Yüksekdağ, ittifakın demokratik inşaya dair güçlü ve güven artırıcı sözler söylemesi gerektiğinin altını çizdi. Yüksekdağ, “Bütün muhalefetin istediği mevcut iktidarın değişmesi ise bu her şeyden önce muhalefetin demokratik değişimiyle başlar. Aksi durumda iktidardan farklı olmaz. Ama bu konuda bilhassa İP merkezli direnç geliştirdiği, diğer ittifak bileşenlerinin de suni bir denge kurmak adına bu dirençle uyumlu davrandığı görülüyor” diye kaydetti.
 
‘KABUL EDİLEMEZ’
 
Yüksekdağ, Millet İttifakına dair sözlerini şöyle sürdürdü: “Diğer taraftan faşist, ucube bir sisteme dönüşmüş iktidardan kurtulmak için gereken yapıcılığı göstermemek, saray siyasetini çağrıştıran tepeden bakış sergilemek çok doğal ve kabul edilebilir sayılıyor. Ama bizim açımızdan kabul edilemez. Kürtlerin, HDP’yi var eden devrimci, demokratik güçlerin oyununa talip olanların, taleplerine yabancılığı normal değildir. Bizim tabanımız ve demokrasi güçlerinin beklentisi, eğilimi belidir. Asıl önemlisi Millet İttifakı ve onun çıkaracağı Cumhurbaşkanı adayı, bu tayin edici gücü ne kadar dikkate alacak; ya da demokratik, yenilenmeci karaktere sahip mi, değil mi? Tabi bizim stratejimiz her durumda nettir. Kendi adayımızı çıkarmak da dahil bağımsız bir politik hattan ilerleme eksenindedir. Bu eksenin geliştirilmesi, Millet İttifakının ne yapacağından çok daha belirleyicidir” dedi.
 
EMEK VE ÖZGÜRLÜK İTTİFAKI
 
Emek ve Özgürlük İttifakının Türkiye ve Kurdistan halkları için yeni bir umut ve enerji olduğunu ifade eden Yüksekdağ, “İttifakın, amaç ve hareket birliğini, açıklığını, doğrudanlığını daha iyi yansıtabilmesi gerekiyor. Ne kadar ağır ve bıçak sırtı bir zamandan geçtiğimiz ortada. Böyle bir zamanda halkların, kadınların, gençlerin, emekçilerin umut ve beklentilerini merkeze almayan karşılığını en iyi şekilde vermeyen her politik organizasyon akamete uğrar. Emek ve Özgürlük İttifakı, ilk çıkış rüzgarını çok iyi değerlendirmeli. Hepsinden önemlisi de halkların ona, ‘Üçüncü İttifak’ olduğu için yüzünü çevirdiğini, değer verdiğini, unutmamalı. Ayrıca ittifakın Kartal Mitingi gibi enerjik ve kitlesel çıkışlara ihtiyacı var” diyerek, seçime işaret edip, bu doğrultuda gelişmelerin çoğaltılması gerektiğini kaydetti.
 
UYGULAMALAR ÇOĞALTILMALI
 
Mereş Merkezli depremlere de değinen Yüksekdağ, iktidar ve devletin çöktüğünü ancak buna karşın ise insanlık değerlerini savunan güç ve hareketlerin ise güçlü bir biçimde ayağa kalktığını ifade etti. Bu yönüyle önemli bir sınavın verildiğini söyleyen Yüksekdağ, kadınların rolüne dikkat çekti. Kadınların yaşamı kuruduğu ve aynı zamanda sürekli üreten bir ruh ile enerji olduğunu da dile getiren Yüksekdağ, şöyle konuştu: “Bir taraftan hala yitirdiğimiz canların yasanı tuttuğumuz doğrudur; ama diğer taraftan kadına ve onun nezdinde yaşama sahip çıkmak zorundadır herkes. Bu süreçte kadın örgütlerinin, özelde kadın dayanışması eksenli çalışan gönüllü ve inisiyatiflerin geliştirilmesi, desteklenmesi çok önemlidir. Mevcut dayanışma hareketlerinin özgün kadın boyutunun kapsayıcı, sistematik ve daha zengin olanak aktarımıyla büyütülmesi gerekiyor. Bu nedenle Silopyalı kadınların örnek organizasyonu, Mor Tır,  Mor Yerleşke, kadın ve çocukların için psiko-sosyal destek, kreş gibi uygulamaların çoğaltılması önemlidir.”
 
YENİ TOPLUMUN MAYASI OLACAK
 
Yüksekdağ, “İnancımız o ki; ‘Kadın yaşam özgürlük (Jin jiyan azadî)’, eril kapitalist sistemin enkazının arasında filizlenen yeni toplumun da mayası olacak” dedi. Yüksekdağ, kadınların 8 Mart sürecinde deprem bölgesinde bu mayayı çalması gerektiğini belirtti. Yüksekdağ, sözlerini, “Elbette ki dayanağımız, Rojava’dan İran’a ve dünyayı saran kadın isyanlarına inanmak aynı yoldan ilerlemektir. Bu 8 Mart’ı bir yıl öncekisinden daha güçlü ve kendinden emin karşılayan bir kadın hareketi var. Ve artık toplumsal kurtuluş, politik özgürlük, adalet mücadelesi, çok daha fazla kadının kurtuluşuna bağlanmış durumda. Kadın kurtuluşunu sağlanması emekten, özgürlükten, haktan yana hiçbir toplumsal kesimin kurtulamayacağı bir çağın ilk çeyreğindeyiz. 8 Mart kadın dayanışması ve mücadelesinin bir meşalesi olarak, bu tarihsel dönemi aydınlatan ışığa dönüştürebiliriz. Tam da böylesi bir dönemde; ölümlerin, çaresizliğin kol gezdiği zamanda 8 Mart’ın ruhuna, birleştirici ve kazanma odaklı kuvvetine ihtiyaç var. Kaybettiklerimiz arasında ve kadınların yaşamını ve yarınını birlikte kazabiliriz” şeklinde noktaladı.
 
MA / Mehmet Aslan
 

Diğer başlıklar

05/03/2023
10:05 İşkenceye maruz kalan Samur: Polisler çukura koyup ‘öldüreceğiz’ dedi
09:52 Hatay'dan göç edenlere çağrı: Dönün, yeniden inşa edelim
09:50 Yoğun bakım hastası Elif Topyürek bir aydır kayıp!
09:41 Depremde yerle bir olan Semsûr
09:34 Amedspor’a Bursa’da ırkçı saldırı
09:29 ‘8 Mart’ı hayatı yeniden kuran kadınlar düzlemine çekebiliriz’
09:22 Depremzede hamile kadınlara ücretsiz sağlık hizmeti
09:20 Yitirdiği 50 yıllık anılarını arıyor
09:08 Erkek-devlet işbirliğiyle tutuklandı: Bizi kurtaracak olan öz gücümüzdür
09:07 Dayanışma çağrısı: Evimizi halkın desteğiyle inşa edebiliriz
09:07 Kadınlar ‘dayanışma’ temasıyla 21’inci Feminist Gece Yürüyüşü’nde olacak
09:06 Demiryolu paramparça: Yük treni bir aydır rayda bekliyor
09:03 Mereş’te ayakta kalan tek hastanede koordinasyon yok, işler gönüllülere kaldı!
09:00 05 MART 2023 GÜNDEMİ
04/03/2023
23:53 Ankara Milletvekili Altıntaş İYİ Parti'den istifa etti
22:58 Depremlerde yaşamını yitirenlerin sayısı 45 bin 968'e yükseldi
22:12 Millet İttifakı: Cumhurbaşkanı adayını 6 Mart'ta açıklayacağız
21:55 İran’da son bir ayda 13 Kürt idam edildi, 16 kolber katledildi
20:53 Doğa savunucularından enkaz kaldırma uygulamalarına tepki
20:33 Meletî'de 89 bin 676 acil yıkılacak ve ağır hasarlı bölüm var
20:11 Akşener 6 Mart’taki ittifak toplantısına katılmayacak
20:00 Silopiya’da bir kadın evinde ölü bulundu
19:29 Amedspor Kadın Futbol Takımı deplasmanda galibiyetle ayrıldı
19:11 İYİ Parti’de toplantı
18:59 TJA ve HDP’li kadınlar depremzedelerle buluştu: Yaralarınızı birlikte saracağız
18:51 Kaçkar Dağları'nda çığ düştü: 2 kişi hayatını kaybetti
18:24 'Rant politikalarına izin vermeyeceğiz'
17:56 TÖP: Kaç çocuk tarikat yurtlarına verildi?
17:44 Amed Barosu Semsûr ve Hatay’a 2 TIR su gönderdi
17:30 Millet İttifakı toplandı
17:16 Depremzede kadınlara dayanışma ziyareti
16:51 Erdoğan konuşmama kararı aldı
16:48 Tutuklular bir aydır hasarlı cezaevinde kalıyor
16:21 İmamoğlu ve Yavaş, Akşener ile görüşecek
16:13 Kobanê köylerine saldırı
15:52 İran’da şair Sara Motaghi tutuklandı
15:25 İç Anadolu Bölgesi cezaevlerinde hasta tutukluların durumuna dikkat çekildi
15:14 Sancar ‘Tutum Belgesi’ni hatırlattı: Türkiye’de demokratik değişimin kapılarını açacağız
15:04 ‘Yüzde 94 engelli hasta tutuklu serbest bırakılsın’
14:36 'İnsan haklarını savunan tüm mücadelelerde yer alacağız'
14:25 Riha Barosu: Gözaltına alınan 3 kişi işkenceye maruz kaldı
14:10 İHD Murat Yıldız'ın akıbetini sordu
13:53 Buldan: Kadınların gücü bu iktidarı göndermeye yetecek
13:45 HDP MYK toplanıyor: Sancar açıklama yapacak
13:28 Diyar Galeria Sitesi sakinleri eşyalarını tahliye ediyor
13:06 CHP’li belediye başkanları İYİ Parti’ye gidiyor
12:56 Gever’de askeri operasyonlar sürüyor
12:47 Cumartesi Anneleri’nden deprem sonrası kayıplar için ‘kimliklendirme’ çağrısı
12:31 Kılıçdaroğlu İmamoğlu ve Yavaş’la görüştü
12:20 Messe Hamvi'nin kaybolmasına ilişkin bir kişi gözaltına alındı
12:07 Osman Manak’ın cenazesi toprağa verildi
12:02 Kayıp yakınları Can, Kaya ve Sanır’ın faillerini sordu
11:23 83 yaşındaki vaizin yardımına HDP’li gençler yetişti
11:02 TJA: Tek bir kadını diktatörün vicdanına bırakmayacağız
10:49 20 yıllık tutukluluk, sürgün ve kayıpların ardından Zühre’nin acısı
10:29 Hatay'da can ve mal pazarı!
09:39 Wan’dan seslendiler: İstifa et
09:39 Dersim’de gözaltına alınan 2 kişi tutuklandı
09:24 'İktidar, beceriksizliği duyulmasın diye gazetecilere saldırdı'
09:24 Deprem sonrası göç eden Ermeni ve Süryanilere yeniden inşa çağrısı
09:20 'Arama kurtarmanın popüler hale getirilmesi sorunun çözümünü gölgede bırakıyor'
09:12 'İnsanlar beton üstünde uyuyor, ne helalliği?'
09:05 Depremzede can derdinde hayvan tüccarları et derdinde!
09:05 13 yaşındaki Mehmet Düşünmez’den haber yok!
09:05 Umut’un babası
09:04 İSİG Koordinatörü Çakır: Örgütsüz bırakılan işçiler ölüme sürükleniyor
09:04 Enkazdan kendi imkanlarıyla çıktı: Çocuklarla yaşama sarılıyor
09:04 Vatan, millet, tuğla!
09:03 AKP'nin yıl yıl savaşa ve afete ayırdığı bütçe
09:03 Baransel: Deprem bölgesindeki eczaneler desteklenerek yeniden açılmalı
09:03 Kadın öncülüğünde yerinde demokratik bir sistem
09:01 Saldırılara tepki gösteren Barış Anneleri’ne soruşturma
09:00 ‘Ölümden kurtuluyorsunuz, tutabileceğiniz bir el arıyorsunuz’
09:00 04 MART 2023 GÜNDEMİ
00:51 #HataydaSuYok TT oldu
00:44 Depremlerde yaşamını yitirenler Cenevre'de anıldı
00:08 İsviçre’de Küresel İklim Grevi’ne yönelik eylemler düzenlendi
03/03/2023
23:51 İmamoğlu ve Yavaş’tan Kılıçdaroğlu’na destek
23:23 Fenerbahçe’nin basketbol maçında da ‘hükümet istifa’ sloganı
23:14 Depremzede çocukları soran Nazlıaka hakkında suç duyurusu
22:27 DEVA’dan Akşener’e: Hiçbir parti tercihe zorlanmadı
21:22 Wan’da şüpheli kadın ölümü
20:58 Beyoğlu’nda bir mahalle 3 gün elektriksiz bırakıldı
20:52 Leman'dan 'Testere Meral' karikatürü
20:18 Irak Savunma Bakanı MİT ile görüştü
20:12 CHP MYK yarın bir kez daha toplanacak
20:06 Doğanın Çocukları'ndan deprem sonrası ekolojik talana tepki
20:03 Karamollaoğlu: Milletimize verdiğimiz sözün arkasındayız
19:58 İHD’den Ankara ve İzmir’de Barış Nöbeti
19:42 TİP ve EMEP'den de olağanüstü toplantı kararı
19:40 Millet İttifakı’ndaki 5 partiden ortak metin hazırlığı
19:05 SOL Partililer: Kerem Kınık istifa et!
18:59 Kılıçdaroğlu: Tüm renklerin sofraya oturmasını sağlayacağız
18:50 Kürkçü: Akşener kendisini CHP’ye ve muhalefete kayyım ilan etti
18:24 Kerkük'te patlama
18:15 DP Başkanlık Divanı olağanüstü toplandı
18:13 EMEP: Halkın taleplerini dikkate alan tek adayla seçimlere gidilmeli
18:08 İsviçre, Suriye'ye dönük ambargoyu gevşetiyor
17:58 Mor TIR Hatay’da depremzede kadınlara ulaştı
17:32 Gençlerden AKP’ye istifa çağrısı
17:26 Akşener’in masadan kalkması dünya gündeminde
17:19 Akşener’in açıklaması sonrası İYİ Parti’den istifalar başladı
17:16 İSİG: Ocak ayında 119, Şubat ayında 182 işçi hayatını kaybetti
17:13 Amed semalarını toz bulutu kapladı
17:11 Akşener'in açıklamalarına ilk tepkiler
16:30 HDP MYK olağanüstü toplanıyor
16:15 8 Mart etkinlikleri: Depremzedelere yardım TIR’ı, tutuklulara kart
16:08 Kılıçdaroğlu: Hiç merak etmeyin, bütün taşlar yerine oturacak
16:03 Wan TMMOB: AKP politikaları işyerlerini mezarlığa dönüştürdü
15:41 TÖP: Çalışmalarımız terörize ediliyor
15:34 ‘Birileri kasalarını dolduracaklar diye halkımızı evsizliğe mahkûm etmeyeceğiz’
15:29 Akşener, Kılıçdaroğlu'nun adaylığına karşı çıktı, İmamoğlu ve Yavaş'a çağrı yaptı
15:22 Köpükle 2 bloğa çevirdiği binasının enkazında can verdi!
14:58 Kılıçdaroğlu’ndan Sol Parti ve TİP’e ziyaret
14:57 52 cezaevinin bir yıllık karnesi: 8 bin 443 ihlal!
14:37 İran’da 1 ayda 76 Kürt tutuklandı
14:35 ‘Kadın özgürlükçü bir yaşamı kendi ellerimizle inşa edeceğiz’
14:13 Görüntülenmesi yasak mezarlık: Sayısını biz de bilmiyoruz
13:48 Aileler İmralı için başvuruda bulundu
13:18 TİHV’den deprem raporu: Kamu olanakları doğru kullanılmadı
13:12 Şenyaşar ailesi Adalet Nöbeti’ni sürdürüyor
12:43 TÜİK’e göre enflasyon yüzde 55,18
11:57 İslahiye'de çöken bina ayakta, ayaktaki bina çökmüş olarak kaydedildi
11:43 Bu yıl 8 Mart'ın rengi: Mor-siyah ve hesaplaşma
11:16 Ne mutlu üşüyorum!
10:43 Sanal medyada çocuk fotoğrafları: Para karşılığında satılıyorlar mı?
10:14 50’yi aşkın yakınını kaybetti: Ses geliyordu, yardım edemedik
09:54 ENAG: Yıllık enflasyon yüzde 126'ya yükseldi
09:47 Bacakları protezli depremzedeye günlerdir çadır ulaştırılmadı
09:39 Deprem bölgesinde koruyucu sağlık hizmeti yok
09:25 Yüksekdağ: Kadınlar, enkazın arasında filizlenen yeni toplumun mayası olacak
09:20 Engelli yurttaşlar zor durumda
09:17 ‘Kahraman baba’ ve çaresizlik!
09:16 Dayanışma merkezi depremzedenin yuvası oldu: Kenti terk etmeyeceğiz
09:15 Almanya'dan dayanışma için Hatay'a geldiler
09:15 ‘Kurtulan’ soluğu köyde aldı: Nüfus ikiye katlandı
09:06 Binlerce insanın ihmalden öldüğü AKP döneminde tek bir istifa yok!
09:02 ‘Halkın dayanışması devletin gücünün çok daha önünde’
09:01 Kaçak yapıları yıkan BDP’liler yargılanıyor
09:01 Dicle Nehri’ndeki adacıklar işgal ediliyor
09:00 'Dayanışmayı engellemek isteyen iktidar başarılı olamadı'
09:00 03 MART 2023 GÜNDEMİ
08:53 EYT düzenlemesi yürürlüğe girdi
00:18 Şengal saldırısında yaşamını yitiren Şemo defnedildi
02/03/2023
23:52 Mereş’te 3,9 büyüklüğünde deprem
23:50 Gözaltına alınan 77 SOL Parti üyesi serbest bırakıldı
23:41 Eyn İsa’ya obüs saldırısı
23:01 Yunanistan’daki tren kazasında can kaybı 57’ye yükseldi
22:50 Kılıçdaroğlu TİP ve SOL Parti’yle görüşecek
21:59 Kadın Edebiyat ve Sanat Festivali sona erdi